SihirBay Gösteri Hizmetleri
 

"Sihir Gerektiğinde Sizlerleyiz"

 

 

 

 

 

GSM: 0 535 432 34 26

 

0 (535) 432 34 26  |   Acil Sihir Hattı

 

www.sihirliyiz.biz

Ana Sayfa

Resimler

Referanslar

SihirBaz Murat

Palyaço Nero

SihirKodu

İletişim

SİHİRLİ AİLEMİZ
ANNEMİZ, EN BÜYÜK SERVETİMİZ (SİHİR PERİMİZ)
MURAT (SİHİRBAY) NERGİZ (PALYAÇO NERO)
MERVE NUR (EFSANE)
İBRAFİM SAFA (bEN)
SALİH EFE (HOTUS POTUS)

 
SihirBay kim ? Teşekkürlerim Yazılarım "biz" yapmadık

Her şey helyumla uçulmuyor dememle başladı,
msn den konu ile alakalı alakasız bir çok dostumdan uçmak ile ilgili fikirler aldım. Bu fikirler yanı sıra her gün msn listeme eklenen sihirbazlıkla ilgili gönüllü, meraklı, çok bilmişi az bilmişi dostlarında katılımıyla uçmayı konuşuyoruz. Aslında uçuyoruz farkında değiller.
Neyse beni ekleyen kişiler ile aramızda geçen konuşmalarda; slm sende sihirbaz mısın la başlayan muhabbetlerden, bu kadar sene bu işin içinde olmama rağmen iyi reklam yapamamış marka olamamışım daha doğrusu meşhur değilim. 
İlk başlarda hobi olan sihirbazlık benim esas işim olmuştu ve uzun süredir bu işten para kazanıyordum, evimi, arabamı, hatta bu bilgisayarları bile bu iş sayesinde almıştım.
Bir sürü sihirbaz varmış ne ben onları ne de onlar beni tanıyormuş..
Ne yapabilirim ki... Benim için bu saatten sona geçmiş ola, ne bir yetenek yarışmasına girip iner çıkarım. Ne de pop star yarışmasına çıkabilirim. Belki bir kaç sabah programında beleşe gösteri yapabilirim sırf televizyonda görünebilmek adına...
Gülmeyin yapılmıyor mu?
Elbette çoğu beleşe çıkıyor ilk zamanlarımda bende çok istemiştim şimdi çok komik geliyor (sırf TV ye çıkmak için naklen mevlit yayınlarında camilere giderdim belki görünürüm diye)...

 

Doğum Gününüz Kutlu Olsun

Bu gün doğan tüm dostlarımızın doğum günleri kutlu olsun

sihir@sihirliyiz.biz

    SihirBay 41. doğum günlüğüne gider>>>    

-- SihirBay Murat 'tan Çok Özel Teşekkürler --
Sihir hayatında beni etkileyen,
Saygı ve Rahmetle andığım, ancak TRT ekranlarındaki gösterilerine yetişebildiğim büyük üstat,
Zati Sungur
'a,
Kral unvanı ile bir çok sihirbazın repertuarında fikirleri ya da el yapımı sihir oyunları bulunan ustam Mandrake (Ertuğrul Işınbark)'a,
Sevgi ve Bilgi Paylaşımı sloganı ile, küçük büyük herkesin gönül dostu İMS Başkanı Erdinç Demiray'a,
Sihirli eller Yılmaz Çelik'e,
Marmaris'te ilk Hokus Pokus standını bana emanet eden
Kemal Cömertoğlu
'na,
Hayalleri ile bir türlü gerçek hayatı ayıramayan
Muhsuni (Muhsin Ufacık)'a,
En zor anlarımda evini, ekmeğini, sohbetini, bilgisini benimle paylaşan Arsen Lüpen'e,
İstanbul Bahçelievler Yayla'da sermayenin ve bilginin sinerjisi ile oluşturduğumuz “sihirci” şaka ve sihir oyunları işletme tecrübemizin ortak dostu
Huduni (Hüseyin Parlak)
'a,
Yalova, Çınarcıktaki sihirli maceramda imzası bulunan değerli Şankadra'ya,
Marmarislileşme çabalarımda bana destek olarak, Marmaris'in en güzel kızı ile evlenmeme vesile olan Mandrake Kemal'e,
Marmaris’teki gösterilerimde kullanmak üzere aldığım sihir oyunlarını gerçek değeri ile satan Sihirevi sahibi
Erdem Bulungiray
’a
Marmaris'in o büyük sahnesinin yanı sıra dostluk ve sevgi paylaşımını takdir ettiğimiz
Enver
ve UIaş kardeşlerime,
Ajans Villa Ekip'ten
Umur Özlüer
ağabeyimize,
Kalimerhaba Derneği Başkanı Sanatçı Selma Sonat'a
bana frontpage ve temp araklama inceliklerini öğreten ve girdiğim sitelerden kaptığım virüsler yüzünden sık sık format atmak zorunda kalan Ufuk'a,
hackmasterx Kaan Yılmax'a, Joker'deki Performansı ile göz dolduran İzmirli_sihirbaz'a
Şeytançom sanada
Teşekkürler ediyorum
Murat Börekçi

  SihirBay da kim?
Merhaba ben SihirBay Murat 1966 yılında İstanbul Fatih Karagümrük semtinde doğdum
Aslında, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik bölümünden mezun oldum demek için neler vermezdim. Eyüp Ticaret Lisesi son sınıftan terkim. 1995 yılında Hokus sayesinde MARMARİSLİLEŞTİRBİLDİKLERİMİZDENMİSİNİZ kervanına katıldım. Bir süre sonra evlendim. Üç çocuk babasıyım, özel zevklerim arasında özel tiyatrolara gitmek, seyahat etmek, resim çizmek. Kamu zevklerim arasında ise; elektrik, su, telefon parası yatırmak, fiş koleksiyonu yapmak. GrafikER’im ve aynı zamanda aile şirketimiz olan SihirBay Gösteri Hizmetlerinin şoförlüğünü yapmaktayım.
Sihir Hikayeme gelirsek
Deve Tellal, Pire berber iken, daha İMS, ig yok iken, günlerden bir gün, yani ben daha henüz minicik bir kurbağa iken, "Büyük Kral" tarafından öpülmem ile başladı sihir hayatım. Alışmıştım, üstelik duyuldu bir kere prens olmak istediğim, kurbağa severler tarafından çok öpüldüm. Efsaneye göre öpüldükçe o masaldaki sihir prensi olacaktım. Gülmeyin o zamanlar öyleydi..Ben, çok öpülen ve vazgeçen çok kurbağa biliyorum. Neyse Prens Çokoprens derken Güney Ege sahillerinde aldım soluğu.
Tam sihir prensi olmaktan vaz geçiyordum ki, Marmaris te bir prenses palyaço(Sevgili Eşim Nergis) tarafından öpülmemle birlikte tekrar kurbağa oldum. O gün bu gündür Ku, vak vak, ku, vak vak, yüzerim derede kuyruğum yok (çok şükür) yüzerim derede... Aslında etrafıma baktıkça kurbağa olmaktan da son derece memnunum. Bu arada gökten üç elma (Çocuklarımız Merve Nur, İbrahim Safa, Salih Efe) düştü başımıza, masal devam ediyor. Hikayede adı geçen kişi yada kurumlardan bazıları hayal ürünü olup gerçekle uzaktan yada yakından alakası yoktur. Uyduran SihirBay Murat

YAZIYORUM(!)
SihirBay ile Haydi SANAT'a...


"Birisi birşeyler yapmalı! Neler yapılabilir? Neden kimse birşey yapmıyor?"
Bu sözler yüzyıllardır, belki de binyıllardır söylenir durur. Peki bunları söylemek yerine sen neden birşeyler yapmıyorsun? Neden hep birilerinin birşeyler yapması beklenir?
Düşünebilmek, Tanrı'nın insanoğluna bahşettiği en büyük nimettir.
Ve bizi diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. Aslolan, bu kabiliyetimizi icraata dönüştürmektir.
Sanat, düşünme yeteneğimizi kullanabileceğimiz ve önyargılara kulak asmadan kendimizi ifade edebileceğimiz yegâne alandır. Ünlü bir fizikçi der ki;
"Bana istediğim uzunlukta bir sopa verin, size dünyayı kaldırayım!"
İşte sanat böyle bir şey. Yeter ki o sopayı nasıl kullanacağını bil.
Elindeki fırçayı, kalemi, çekici, enstrümanı nasıl kullanacağını bildiğin sürece, başaramayacağın şey yoktur.
Yeter ki, "Birisi"nin yapmasını beklemeden "Sen" yap. Üşenmeden, sıkılmadan.
Kimileri der ki, "Niyet etmek başarmanın yarısıdır." Fakat unutulmamalıdır ki, kaybetmek de başarmanın diğer yarısıdır... O halde, sadece niyet etmek değil, niyet ettiğimiz şey için, varımızı yoğumuzu ortaya koymamız gerekmektedir.
Anlaşılmamaktan korkmadan, hata yapmaktan çekinmeden.
Hiç hata yapmayanların, hiçbirşey yapmayan insanlar olduğunu hepimiz biliyoruz değil mi?
Bir bal arısı kovanını yaparken, peteklerin neden altıgen olduğunu sorgulamaz. Kimsenin fikrini sormaz. Doğru olduğuna inandığı şeyi büyük bir azimle yapar ve onun eserinin kıymetini bilenler, o eserden doyasıya faydalanır.
Bir elma ağacındaki elmalar ayaklanıp; "Durun! O elmalar hormonlu! Hamza usta çürük elma satıyor! Birisi durdursun şunu!" diye haykırır mı? Evet haklısınız, meyveler konuşamaz. Ama bu konuşamamazlık, insanların o ağacın en tepesine çıkarak, düşme pahasına da olsa, o al al elmaları toplamasına engel mi?
Ve unutmayalım ki, sanat ta konuşamaz.
Ama dilin anlatamadığı birçok şeyi anlatır ve sanata aç milyonlarca insanı beklerler.
Yeter ki, yürekten ve koşulsuz üretilsinler. Yeter ki, sanata gönül verenler, "NEDEN" diye sormasın,
"NEDEN OLMASIN" diye cevap versinler. Yeter ki, eleştirmeye programlanmış insanlar, eleştirmeden önce, eleştirilebilecek eserler üretsinler.
Yeter ki, içimizdeki çocuğu öldürmeden, onunla birlikte olgunlaşmayı öğrenelim...
Birgün Picasso, bir sokağın kenarında oturmuş, tezgahta satılan balıklara bakarak resim çizmektedir. Oradan geçen birisinin gözü Picasso'nun tualine ilişir. Yavaşça eğilerek der ki; "Kusura bakmayın ama, bu yaptığınız hiç balığa benzemiyor..." Picasso adama dönerek; "Bu balık değil, RESİM." der.
Bir sanatçının en büyük korkusu anlaşılamamaktır. Ve "Kim ilgilenecek ki?" kaygısı vardır. Peki hata kimde?
Bir düşünün; hayatında hiç kahve görmemiş bir insana, kahvenin ne renk olduğunu anlatmaya çalışıyorsunuz.
KAHVERENGİ!
İyi de kahve ne renk?! O halde, ilk önce o insana kahveyi göstermemiz gerekiyor.
Daha sonra o insan zaten kahvenin rengini anlayacaktır. Ve mutlaka tatmak isteyecektir. Yeter ki o kahveyi bir görsün... Ne derlerse desinler ben, önce onlara "kahverengini" öğretmeye devam edeceğim.
Haydi sanata
Ne olursa olsun,
Hep beraber...
Murat Börekçi yani SİhirBay
  "biz" yapmadık...
Her işin bir bileni, bir yapabileni olduğu kadar, bilmediği işe burnunu sokarak gerçekten o işi iyi yapamadığını da bilmeyeni var.
Rahatsızlığım nedeni ile bir süredir hayatın tadını seyirci olarak çıkardım.
Hiç bir etkinliğin içinde yer almamıştım.
İyi ki de öyle olmuş neler yapılıyormuş, üstelik hep te böyle yapılıyormuş.
Çıkar ilişkileri yüzünden yalakalık diz boyu, öle bir çark ki dönen, ne paralar, ne kaymaklar yenir kim bilir....
Biz içinde bulunduğumuz başarılı organizasyonlardan alınan teşekkürlerde birlikte çalıştığımız tüm ekibimizin gerçekten o teşekkürü hak ettiğini bir kez daha anladım.
"Biz"im yaptıklarımız internet sitemizde ertesi gün yer alıyor da
"Biz" im yapmadıklarımız neden yazmayalım.
Tamam yazalım dedik ve konu başlığını da "biz" yapmadık dedik.

"Biz" 20 cm lik bulaşık tüllerini süsleme yaptığımızı sanarak parti meydanlarına asmadık.
"Biz" çocuklar için düzenlenen gösterilerde, anlaşılmaz lehçe ile mikrofondan gel lan, hadi lan gibi, bir çoğu da belden aşağı, sadece komilerin ve garsonların güldüğü sözüm ona espri anlayışıyla yarışmalar yapmadık... (gülmeyin böyle yapanlar var...)
"Biz" Hiç bir etkinliğe renkli elbiseler giydirdiğimiz, yüzüne çirkin bir makyaj yaptığımız bir elemanı palyaço diyerek meydanlara salmadık.
"Biz" Hiç bir zaman guaş ya da tabelacı boyası ile yüz boyaması yapmadık.
"Biz" Hiç bir zaman hiç bir etkinliğe yüz boyaması konusunda bilgisi ve yeteneği olmayan yetersiz bir elemanı göndermedik.
"Biz" Hiç bir etkinliğimizde balonları çocukların ulaşamayacağı yerlere asmadık.
Balonları patlatan çocukları sevgimizle azarladık.
"Biz" Hiç bir meslektaşımızın arkasından konuşmadık.
"Biz" Hiç bir zaman, hiç bir meslektaşımızın ticari ilişkilerini zedeleyecek dostluklar kurarak, fiyat kırarak, eş dost hatır ilişkileri ile iş yapmadık...
"Biz" SihirBay Gösteri Hizmetleri olarak, bütün bu olumsuzluklar karşısında kalitemizden değil ama kazancımızdan ödün verdik...
"Biz" Her zaman "iyiler mutlaka kazanır"a inandık...
Biz kazandık sıra sizde, elinize yüzünüze bulaştırdığınız organizasyonlarda (üzülerek söylüyorum) kötüydünüz
"Biz" hiç bir zaman kötünün iyisi olmak istemeyiz "Biz" iyinin iyisi olmak için çıktığımız bu yolda, kötülerin iyi olmasını bekleyecek sabrımızın kalmadığını, her işin bir bileni, bir tecrübelisi olduğunu, başarılı organizasyonların yanı sıra bu tür etkinliklerde yapıcı eleştirilerle konuyu yakından takip edeceğimizi belirtmek istedik.
www.sihirliyiz.biz
Daha "biz" den ne bekliyorsunuz.
 
   

GSM : 0 535 432 34 26

MSN : sihirbay@hotmail.com

   
         
 

 

SİhirBay beleş Copyright 2002 MyWebPage.com